Dünyada dramatik değişiklikler olmuştur, ama bizlerin ittifaka olan ihtiyacımız daha da artmıştır. NATO, güvenliğimizin mihenk taşı olmaya devam etmektedir. İttifak, temel görevlerine olan taahhüdü ve Atlantik ötesi bağ vasıtasıyla ortak değerlerimizi korumakta etkili ve güvenilir bir araç olmaya devam etmektedir.
Hiç bir örgüt değişime karşı duyarsız kalamaz. Yeni ve değişen ortamda NATO, savaşı önlemeyi hedef almış bir ittifak olmaktan çıkıp, Avrupa - Atlantik sahasında barışın korunmasına hizmet eden bir örgüt haline gelmiştir.
Ancak, ittifakı yıllardır güçlü kılan temel ilke, üyelerine güvenliğinin bölünmezliği temeline dayanan egemen devletler arasındaki ortak taahhüt ve karşılıklı işbirliği ilkesidir.
NATO genişlemektedir ve ittifak'ın kapıları yeni üyelere açık tutulmalıdır. Bu bağlamda Türkiye, Güneydoğu Avrupa'dan yeni üyeler alınmasının sorunlu bir bölge ile komşu olan Güney kanadı güçlendireceğine ve daha yetenekli bir ittifakın yolunu açacağına inanmaktadır. NATO, ayrıca Avrupa - Atlantik Ortaklık Konseyi, Barış için ortaklık, NATO - Rusya Daimi Ortak Konseyi ve NATO - Ukrayna Komisyonu gibi yapıları vasıtasıyla şimdiye kadar görülmemiş sayıda çok ülke ile işbirliği yapmaktadır.
NATO SADECE BEKÇİ DEĞİLDİR
NATO dünyanın bekçisi değildir. Ancak karşımızda uluslararası terörizm, mikro nasyonalizm, Bosna - Hersek ve Kosova'da olduğu gibi bölgesel çatışmalar, sivil patlamalar, kitlesel göçler ve kitle imha silahlarının yayılması gibi baş edilmesi gereken riskler ve tehditler vardır. Birleşik Müşterek Görev Gücü ve ittifak içerisindeki Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği gibi yeni kavralar ve yeni komuta yapısı ittifakın asrımızdaki yeni ayaklarını oluşturacaklardır.
Bu yılın sonunda yapılacak zirve gelecek yüzyılın NATO'sunu tanımlayacaktır. Zirve, yenilenmiş bir enerji ile yeni görevler başlatmak için bir fırsat olacaktır. Zirve'de ittifakın ileriye dönük evrimi üzerinde durulmalı ve Avrupa müttefikler arasında daha güçlü bir beraberlik oluşturarak Avrupa'nın savunmasına ve uluslararası güvenliğe olan katkısını arttırması için karar alınmalıdır.
TÜRKİYE SADIK BİR ÜYEDİR
Bize göre ittifak, halen ortalık ilişkileri yürüttüğü Kafkaslar ve Orta Avrupa ülkeleri üzerinde daha fazla yoğunlaşmalıdır. Bu ülkelerle işbirliğini genişletmek NATO'nun çıkarınadır. Ayrıca Avrupa - Atlantik sahasındaki barış ve istikrarı güçlendirmek için atılacak büyük bir adımdır.
Türkiye her zaman NATO'nun candan ve sadık bir üyesi olmuştur. Jeostratejik konumumuz ve evrensel değerlere olan taahhüdümüz, Soğuk Savaş sırasında bizlere ittifak içerisinde önemli bir rol vermiştir. Bu rolün önemi giderek artmış ve Türkiye'nin modern demokratik değerlere olan taahhüdü ile daha da güçlenmiştir. İttifakın ortak değerlerini Atlantikten - Altay dağlarına ve Orta Asya'ya taşımakta bir köprü oluşturan Türkiye'nin rolü her zamankinden önemlidir.