ABD Başkanı Barack Obama ile Başbakan R.T. Erdoğan bu hafta başında (7 Aralık P.tesi) Beyaz Saray'ın ünlü Oval Ofisi'nde bir araya geldiler. Atlantik'in öte yakasındaki Türkiye'nin dış politikasında "yeni yönelimler" hakkında merak edilen bir çok konular var. Bunların başında Türkiye'nin, Afganistan'a muharip asker göndermesi istemi ve Ankara'nın buna tepkisi oluyor. Beklentilerin aksine Afganistan sorunu görüşmelerin bir numaralı konusu olmadı. Buna karşılık tartışılan en önemli konular başta İran olmak üzere Ermenistan ile ikili ilişkiler ve Kıbrıs oldu.
Başkan Obama Türkiye ile ilişkilere öncelik verdiğini, işe başlar başlamaz Türkiye'yi ziyaretle ve konuşmaları ile ortaya koydu. Bugünkü yönetim birçok uluslararası meselede Türkiye'ninkine yakın bir tavır içinde.
Obama'nın bu vesileyle Başbakan Erdoğan'a bölgede oynadığı rolle ilgili olarak desteğini ifade ettiği duyumunu aldım. Anladığım kadarı ile Erdoğan'ın bu seferki Washington ziyareti ve Obama ile görüşmesi, ikili ilişkilerin "daha az sorun"dan "daha çok işbirliği"ne doğru ilerlediği bir zamanda gerçekleşiyor.
DAHA AZ SORUN DAHA ÇOK İŞBİRLİĞİ
Öncelikle Bush döneminde yaşanan olumsuzlukların önemli bir kısmı bertaraf edilmiştir. ABD'nin Irak politikasından kaynaklanan sorunlar ve özellikle Kuzey Irak'ta PKK'nın varlığı, iki ülke arasında ciddi sürtüşmelere yol açmıştı. Daha bir yol öncesine kadar, Washinton ve Ankara'da yapılan üst düzey görüşmelere hakim olan esas konu buydu.
Bu kez Oval Ofis'te tabii ki bu konu da ele alındı. Ancak farklı bir perspektiften, bu alanda işbirliğinin daha nasıl geliştirebileceği açısından ümidim o ki Başbakan Erdoğan herhalde bu bağlamda ABD'den beklentilerini dile getirmiştir.
İRAN VE DİĞER KONULAR
İran'a gelince. Temelde iki taraf da nükleer krizin diyaloğ ile çözümlenmesinden yana. Ancak çok değerli emekli bir diplomaton deyişiyle, "Türkiye'nin uluslararası toplumun değil, İran'ın avukatlığını" yapması hoş karşılanmıyor. Hele İran'ın ipleri koparan son çıkışından sonra, Türkiye'nin Güvenlik Konseyi'nde kınama kararında çekimser davranması tepkilere yol açtı.
Asıl mesele, ABD'nin bu ayın sonunda İran'a karşı yaptırım kararı istemesi halinde, Türkiye'nin ne yapacağıdır. Herhalde Oval Ofis'te bu konunun sondajı yapılmıştır.
Oval Ofis'teki toplantıda iki liderin konuştuığu iki konu daha var ki, Ankara ile Washington arasında dahi sıkı bir işbirliğini gerektiriyor. Bunlardan biri Ermenistan açılımıdır. Ermeni lobisinin ve Kongre'nin baskıları altında Obama, imzalanmış olan protokollerin bir an önce hayata geçirilmesini istemiştir herhalde. Buna karşılık Erdoğan'ın da ABD'nin Ermenistan'ı Karabağ konusunda sıkıştırması bekleniyor.
Diğer önemli konu Kıbrıs. Bunda da iki tarafın beklentileri var. Bu da bundan böyle çözüm için daha aktif bir işbirliği zemini oluşturabilir. Bana göre Başkan Obama ve Başbakan Erdoğan buluşması, Türkiye-ABD ilişkilerinin, son yıllara oranla, en müsait ve cesaret verici olduğu bir döneme rastlamıştır.