Türkiye Şangay İşbirliği Örgütü'ne Doğru
Türkmenistan bu yılın ayından itibaren Rusya'ya yeniden doğal gaz vermeye başladı. Azerbaycan ise doğal gaz sevkiyatını artırdı. Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin'in 2009 yılının Aralık ayında Aşkabat'a düzenlediği ziyaret sırasında varılan anlaşmasının şartlarına göre, Türkmenistan'dan Rusya'ya 30 milyar metreküp doğal gaz sevkiyatı yapılacak. Azerbaycan'a gelince; Rusya bu ülkeden 1 milyar metreküp doğal gaz alacak. Bu arada SOCAR (Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi) ve Gazprom arasındaki anlaşma doğal gazın verilmesi konusunda bir üst sınır belirlemiyor. Her şey doğal gaza duyulan talebe bağlı...
Bu gelişmeler, Aşkabat ve Bakü'nün diğer komşu ülkelerle enerji işbirliğini genişletmesi arka planında yaşanıyor. İran Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinecad'ın geçtiğimiz günlerde Türkmenistan'a yaptığı ziyaret sırasında Devletabad- Serahs- Hangeran doğal gaz boru hattı açıldı. İran, Türkmenistan'dan yılda 8 ila 20 milyar metreküp arasında doğal gaz alacak. Daha önce 2008 yılının Aralık ayında proje kapasitesi 60 milyar metreküp doğal gaz olan Türkmenistan- Özbekistan- Kazakistan- Çin doğal gaz boru hattı faaliyete başlamıştı. Bu konuyla ilgili Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Hazar bölgesinde yeni enerji sisteminin oluşturulmasının söz konusu olduğundan Türkmen doğal gazının Rusya'nın yanı sıra Çin'de aksamadan bir hoşnutsuzluğun mevzu bahis olmadığını söyledi.
BORU HATLARININ ÖNEMİNİ
Boru hatları sadece doğal gaz demek değildir. Boru hatları, devletlerarası uzun vadeli karşılıklı bağımlılık oluşturur ki bu, ülkelerin jeopolitik konumlarında olduğu kadar gelecekte iş birliğinin kurulmasında da kendini muhakkak gösterir. Bu yüzden Atlantik Konseyi Avrasya Enerji Merkezi yöneticisi Alexandros Petersen, sembomil taşıyan olayların söz konusu olduğunu söylüyor: "Batı, Hazar Denizi doğal gaz yatakları için alternatif güzergahların oluşturulması inisiyatifini kaybediyor."
Bunun birçok nedenleri var. Zira çok eksenli bir politikanın oluşumuna, entrika özelliği taşıyan kulis arkası diplomasi eşlik eder. Meselâ, "Bir millet, iki devlet" diyen Azerbaycan ve Türkiye, Azeri doğal gazının transit konusunda bir türlü anlaşmaya varamıyor. Şimdiye kadar hiçbir sonuç alınamamış yaklaşık 10 görüşme yapıldı. Gerçi Enerji Bakanlığı temsilcisi, doğal gaz fiyatı konusunda Bakü ve Ankara'nın önümüzdeki şubat ayında anlaşmaya varabileceğini söylüyor. Fakat bu şekil sözler hep havada çalıyor.
ORTA DOĞU'DA GÜÇ DENGESİ
Sonuç olarak, Azeri doğal gazının Türkiye topraklarından geçişiyle ilgili anlaşmanın ertelenmesi ve Ankara ile Erivan arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasını öngören "Zürih senaryosunun" oynanması, hem doğuya yani İran'a, hem batıya yani Rusya üzerinden batıya, hem de kuzeye yani Rusya'ya olmak üzere alternatif doğal gaz sevkiyat güzergahlarının Azerbaycan için sahip olduğu cazibeyi artırdı. "Güney Karidoru'na" dahil olan ve Hazar doğal gazının Avrupa'ya ulaştırılmasını öngören boru hatları etrafında cereyan eden fakat herkes tarafından görülmeyen bazı süreçle de burada önemli etken oldu. Söz konusu olan Transkafkasya'dan Orta Asya'ya kadar uzanan devasa bir coğrafya üzerindeki enerji manevraları, Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westereelle ile görüşen Başbakan RTE'nın, Türkiye'nin Avrupa için Kafkasya ve Hazar bölgelerine açılan bir kapı olabileceğini söylemesi ve bu konuda Nabucco'yu örnek göstermesi tesadüf değildir.
Şimdi Ankara, Brüksel'i belirli bir tercih yapmanın karşısında bırakabilir, ya AB üyeliği ya da iyi perspektifler vadeden ve Ankara'nın Tahran ile arasında ittifakını meşrulaştıracak Şanghay İş Birliği Örgütü'nün (ŞİÖ) kurumlarına entegrasyon...
Trens Capital Ajansı Müdürü Vagif Şarifov, bu konuda bir uyarı yapıyor. Buna göre, yakın zamanda Ankara ve Tahran'ın benimsedikleri Orta Doğu'daki güç dengelerini değiştirmeye yönelik yeni bir siyasi niteliğe daha fazla dikkat etmek gerekiyor... |