Türkiye, Batı'nın bir müttefiki... Jeostratejik konumu ise eşsiz... İran, Irak ve Suriye ile ortak sınıra sahip, Karadeniz kıyısındaki Rusya'yı ve Kafkaslar'daki ülkeleri de unutmamak gerek. Tüm eksikliklere rağmen Türkiye demokrasi, kapitalizm ve İslam'ın uyumunun da bir sembolü. Avrupa, Rusya ve Orta Doğu arasındaki konumu, Doğu ve Batı arasında bir köprü fonksiyonu oluşturuyor ki Türkler bu rolden memnun. Türkiye, Batı için şüphesiz ki önemli. Hillary Clinton'a göre, yükselmekte olan 7 ülkeden biri. Geleneksel görünüm bu. Peki, bu durum geride mi kaldı?
Ankara'daki İslamcı Erdoğan hükümeti, 8 yıldır iktidarda. Ekonomik gelişme krize rağmen nisbeten gözle görünür nitelikte. Bu Erdoğan'ın başarısı, ya da değil.
Türk dış politikasında şimdiye kadar AB'ye girme isteği itici güçtü. Bu amaca yönelik olarak müzakereler sürünceme halinde yürütülüyor. Fransa ve Almanya'dan periyodik olarak "Türkiye'nin asla AB'ye giremeyeceği" sesleri duyuluyor. "Asla" kelimesi aslında siyasete uygun bir kelime değil ve Sarkozy eğer yararlı görürse fikrini değiştirebilir.
TÜRKİYE TEHLİKELİ Mİ?
Alman Hristiyan Demokratlar ve Fransız Katolikler, Avrupa dış politikasında kendi dolaplarını çevirmekle meşguller. Ulusal ve dini kimlik ve modern ifade tarzıyla "değerler" konusundaki tahayyüller görüş açısını her yandan bulandırıyor. Sanki Huntington, kültürler çatışması konusundaki karmaşık fikirleriyle haklıymışcasına... Oysaki Türkiye'nin üyeliği Avrupa'nın yararına olabilir. Ya tehlikeleri? Türkiye'nin AB'deki nüfuzu Almanya'nınki kadar büyük olabilir. Parlamentodaki 800'den fazla koltuğun 99'u, Bakanlar Konseyi'nde ağırlıklı oy hakkı! Hepsi bu kadar. Bundan ise kolayca kaçınabilir.
Türk dış politikasını yönetenler bu siyasi engeli görüyor ve başka fırsatlar arıyor. Son aylarda bunlar görünür hale geldi. Ekim ayı başında İsrail, 5 yıldır NATO çerçevesinde yapılan "Anadolu Kartalı" adlı hava tatbikatından çıkarıldı. Hemen 2 gün sonra da Suriye tatbikata davet edildi. Bunu, Başbakan'ın Tahran'a yaptığı ziyaret izledi. Hakkında savaş suçu işlemekten dava açılan Sudan Cumhurbaşkanı'nın Ankara'ya ziyareti son anda gündemden çıkarıldı.
BAŞKA BİR KAMPA MI?
İktidar partisi AKP'nin Batı karşıtı söylemleri biliniyordu, ancak şimdiye kadar sadece iç siyasetle sınırlıydı. Şimdi bunun dışına çıkarıldı. Dikkat edecek olursanız Başbakan bunu dış siyasette kullanır hale geldi. Türkiye, gerçekten de Batı'dan uzaklaşıp başka bir kampa doğru mu yöneliyor? Cevap "evet" ise hangisine...
Unutmayalım... Doğu'da Türkiye'yi sadece tarihi çıkmaz sokaklar ve hayal kırıklıkları bekliyor. Türkiye için ışık sadece Batı'da parlar...