Türkiye Nereye Gidiyor?...
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Türkiye, Batı'ya bağlı hale gelmiş ve "Soğuk Savaş"ta 60 yıl boyunca çok önemli olmasa da NATO ve ABD'nin bölgede Sovyet Birliği'ne karşı bir üssü olmuştur. Bugün Sovyetler Birliği yok, "Soğuk Savaş" da yok... Nato, artık ABD'ye sürekli itaat eden bir müttefik de değil.
Washington, Ankara'dan Irak savaşı için askerlerinin Türkiye topraklarını kullanması için izin istedi, fakat Türkiye Amerikalıların isteğini reddetti. ABD, Türkiye'den Kuzey Irak'a askerlerini sokmamasını istedi, ancak Türkiye, Kuzey Irak'ta PKK'ya savaş başlattı.
Şimdi ise ABD, Türkiye'den Ermenistan ve Kürt'lerle iyi ilişkiler içinde olmasını istiyor. Bu işin sonunun nereye varolacağı şu anda hiç kimse bilmiyor. Başbakan Erdoğan ABD'ye gidecek ve Barack Obama ile görüşecek. Anlaşılan Ortadoğu'nun haritası üzerinde yeni rötuşlar yapılacak.
ABD YİNE BASTIRIYOR
Türkiye, bazı çevrelere göre, artık ABD'nin gerçek müttefiki değil. Ben bunun pek farkında değilim. Şimdilik Türkiye, ABD'ye sert hareketlerde bulunmuyor. Çünkü gelecekte Ortadoğu'daki muhtemel değişiklikler de kendisinden yardım alabilmek için bir süper güçle ittifak imajını korumak istiyor.
Türkiye, artık ABD'nin güvenilir bir müttefiki de değil. Çünkü Türkiye'nin gözünde ABD'nin rolü çok değişti. Daha önceleri Washington, Ankara'ya belirli problemlerin çözümünde yardımcı oluyordu. Şimdilerde ise Türkiye'nin sorunlarını çözmüyor, aksine isteklerde bulunuyor ve problemler yaratıyor. Buarada hedeflediği Kürdistan devletini bölgeye yerleştirmek için yeni planlar yapıyor ve Türkiye'ye ödevler veriyor.
HAYALLERİN ÇÖKÜŞÜ
60 yıldan beri Türkiye dış politikasının direklerinden biri olan ABD ile güvenilir ittifak sarsılmış durumda... Bu birliktelik heran yıkılabilir. Tabii bu arada 40 yıllık AB üyeliği perspektifinin de artık kaybolmağa başladığını unutmamak gerek.
Netice olarak bugünlerde Türk dış politikası, Reusters Ajansı'nın ve ABD'nin Foreign Polcy dergisinin düzenlediği internet anketine göre "dünyanın önde gelen entellektüeli" olarak seçilen Fethullah Gülen'in bir ifadesinde yer alan "sonbahar rüzgarı ile düşen yaprak" yorumunu hatırlatıyor. Şu anda Türk eliti, artık dış politika yönünden değişmekte olduğunun farkına vardı. Bu çok yönlü politika acaba Türkiye'ye bir kazanç sağlar mı? Bunun cevabını veren pek yok "Diplomatik Kulis"lerde. Türkiye tam anlamı ile yol ayrımında... Ya "devam" denecek ya da "tamam"... |